Bu yazıyı bitirme zorunluluğu hissetmem için bu haliyle yayınlıyorum. Güncellerim söz :)

Bu aslında bir inceleme yazısı değil :) yıllardır kullandığım editörü, anlatmaktan ve karşılaştırmaktan bıktım. PhpED ile yeni tanışan insanlara faydalı olabilecek bir yazı olsun istedim.
PHPed “Ergin Soysal” tarafından geliştirilmiş ve tahminen 2001 sonlarına doğru Nusphere tarafından satın alınmış  hem php standartlarını, hem  Visual Studio standartlarını yakından takip eden, hem de çok sık güncelleme yapılan bir proje. Birçok dilde dinamik kod renklendirmesi, FTP / CSV / DB / SSH bağlantıları için tek tool olabilmesinin yanında bir geliştiricinin en çok ihtiyaç duyduğu debugging ve profiling işlemleri üzerine yoğunlaşmış yapısı var. PHP’nin bütün dinamikliğini o editöre sıkıştırabilme başarılarını da kutluyorum :)
Benim eksiğini hissetiğim tek şey, plugin development şansı vermemesi. Bunu da bizzat görüştüm, ve en esnek plugin yapısını getirmek için çalıştıklarını söylediler. Hatta son zamanlarda yaptıkları yenilikleri plugin olarak geliştiriyorlar. Bu da henüz bir api vermeseler de yapıyı oluşturkları anlamına geliyor. Heyecanla bekliyorum.

Syntax Highlighting

Her editörde olması gereken güçlü ve özelleştirileiblir bir highlighting var PhpED’de. Bunun yanında “Dynamic Highlighting” diye adlandırdıkları bir yöntemleri de var, embedded kodlara gelince geri kalanı pasif eden bir yöntem, hiç ısınamadım ama kısaca şoyle ; php / html / js kodlarını iç içe yazdığımızı varsayalım, php kodların olduğu satırlara focus olduğumuzda sadece php kodlar renkleniyor geri kalan griye (ya da belirlediğiniz renk) dönüşüyor. Aynısı diğer diller için de geçerli. genel olarak php / js / html yazdığımız bir sayfada soldaki gibi bir görebiliyoruz.

 

Code Folding

Code folding de yine standart editör özelliklerinden,  güçlü bir richtext editörü olduğunu da burda belirtmiş olayım, ayarlar bölümünden dosyaları açtığı anda collapse etmesini istediğiniz blokları belirleyebiliyorsunuz, ben mesela tüm fonksiyonları collapsed görmek istiyorum, malumunuz standartlara pek uyamadığımız için fonksiyonlarımız tek ekranda görünemeycek kadar büyük olabiliyor :)

 

 

Accounts

“Tools > Account” menüsünden ulaştığımız bu pencerede FTP / Veritabanı ve SSH hesaplarımızı kaydedip daha sonra bunları yardımcı pencerelerden kullanabiliyoruz, bunları ayrı ayrı incelemek istediğim için şimdilik bu ekranı göstermek yeterli.

 

 

 

SSH Tab

DB Tab

Üzerine pek yoğunlaşmadıkları bir özellik bu . Bence “Accounts” kısmı zenginleşsin diye yapılmış :) asıl işleri PHP zaten bunlara da  ihtiyacımız yok. Ama bunların da geliştirileceğinden eminim.
Accounts menüsünde DB accounts altında açacağımız hesaplarla birçok veritabanına IDEmiz üzerinden bağlantı sağlayabiliyoruz, çok basit bir arayüzle sorgularımızı çalıştırmamıza ve tam olmasa da arayüzüyle veritabanı yönetimine imkan sağlıyor.

o pencerede alınabilecek ilk hatalardan biri : “Client does not support authentication protocol  requested by server; consider upgrading MySQL client

PHPED’in dikkat ettiğim diğer ilginc özelliği de, eskiyi desteklemek için çaba göstermeleri,PHP4, Mysql4 sürümleri için  ekstra konfigürasyonlar yapıp bunları da destekliyorlar. phpedin kurulu olduğu klasörde bulunan “libmysql.dll” dosyasının server versiyonunuza uymaması yukarıdaki hatayı almanıza sebep olur. Tam açacak olursak, uymayan protokol aslında, Mysql 4.1 den sonra auth protokolü üzerinde değişiklik yapmış. Bu da Clientlerın güncellenmesini gerektiren birşey, ya da sunucuda eski protokolü desteklemesi için  http://dev.mysql.com/doc/refman/4.1/en/password-hashing.htm adresini takip ederek hem bu farkı anlayabilir, hem de old password konfigürasyonu yapabilirsiniz. Size tavsiyem, mysql serverin kurulu olduğu klasörden  C connector klasörü içinden libmysql.dll dosyasını alıp, phped klasörüne kopyalamanız.

 

Debugging

Debugger toolboxı diğer toolların bulunduğu panele sağ tıklayarak aktif ediyoruz,
Sırayla ikonları anlatırsak,

Run (Ctrl+F9): debug modu devreye sokmadan, bulunduğumuz sayfayı direk çalıştıran butondur. Output adında bir pencere açar ve tarayıcıda göreceğimiz şekliyle bize projemizi çalıştırıp sunar.

Run in debugger (F9) :  Debug modda projeyi çalıştırır, Normal şartlarda breakpoint görene kadar çalışır, yoksa Run ile bir farkı yoktur, ama “Tools > Settings > Run & Debug > Settings”  panelinde break  “Break on start,  Break on Error  ve Break on Exceptions” ayarları açık geldiğinden, ilk satırda durur ve sizin bir işlem daha yapmanızı bekler, hatalarda ve custom exceptionlarda durur.

Run Profiler(Alt+F9) : Profilerı çalıştıran butonumuz, performans analizi yaparken sıkça kullanacağınız butondur, Profiling olayını daha da detaylandırmadan önce kısaca şunu söyleyelim, display moduna göre sizin hangi satırda, hangi fonskyionda ya da hangi dosyaya kaç defa uğradığınızı, ve orada ne kadar zaman harcadığınızı yazar, (herhangi bir expression içermeyen satırlar profilingi pek ırgalamıyor :) o da biline)

Kısaca böyle bir çıktı veren profiling toolumuzda kullanacağımız özelliklerden hemen bahsedeyim, “M/F/L” butonları. Modüle / Functions(Routine) /Line. M butonu ile Dosyaya göre gruplayıp detayda satırları görebiliyoruz (eval() bloklarını da ayırır.) F butonu ile fonksiyonlara göre gruplanmış ve yine detayda satırları veren raporu görebiliyoruz, L butonu ile de satırlara göre gruplanmış ama detayı olmayan (kendisi detay zaten) bir rapor görüyoruz. Aldığımız çıktıdaki Heat titlellardan herşey anlaşıldığı için raporu nasıl yorumlayacağınızı da  size bırakıyorum. Birşey daha eklemek gerekirse bu satırlara çift tıkladığımızda ilgili kodun bulunduğu dosyaya ve satıra gidiyor.

 

Remote Debugging

– gelecek –

CSS Önizleme

Preview Özelliği yabancı olduğumuz bir CSS dosyasını görsel bir şekilde incelemek için çok iyi kısaca ekran görüntüsü saolda. güncellenecek.

 

 

 

 

 

Tasarım önizleme

Encoding

Database

Autocomplete (phpdoc.)

PhpDOC standartları

Framworkler ve dinamik sınıflarla çalışırken autocomplete.

Externals (Formatting tools and Scriptting)

Build-in fonksiyonlarda Funcitons penceresini otomatik açma.

– spoiler –

Herşeyi anlatıyorum dostum. İyi dinle. Nete düşmez bu.

Günaydın dediğin biri var, neredeyse programlamışsın telefonu, böyle her sabah gönderiyor, sonra bir “naapıyon?” diye devam eder  durur da, bir kahve molasında sesini özlersin.
Kahve + sigara + sevdiceğin yani öyle işte.
Film önce güzel haberlerle başlıyor, aşk tavan! romantizma yerini nezamanki trolizmaya bıraktı o zaman film daha heyecanlı oluyor.
Tabi hangi taraf için oluyor orası değişken.

Ulus – Gölbaşı dolmuşu ayakta yolcu almıyor, bizim saf 4 araçtan sonra biniyor.
Bir dalıyor uykuya piyuuu.
Film zaten onun rüyası aha baştan söyledim! İzlemeye değmez söylim de sen dinle izlemiş gibi olursun.

Bizim saf kafayı dolmuş/metro camına koyar koymaz, sinemada olduğunu düşün. Şekerbank’ın “Haydi şimdi evine” reklamı var ya, ha işte o manzara, Camı açıyor biri hemen Finansbankın “Rüzgar nereye biz oraya” reklamını izliyor. Yolu uzun 45 dakika sürüyor. Bu da yanına atıştırmalık alıyor. Hemen ardından da Metronun “ımmmmmmm” reklamı var ya onu geçir gözünden,

“Film az sonra başlıyor”.

Bunu da gördüysen filmi anlatayım bak canlandıramıyosan git burdan!

– spoiler –

gelecek :)

– spoiler–

Saate baktım önce, çok geç. Uyandırmaya kıyamamak da ayrı bi aptallık.
“Saat bilmem kaç ama sen yoksun.” çok utandırdı. “Saat kaç olursa olsun, sen niye yoksun?” diye değiştiriverdim birden.
Sonra sana kızdım, olmayan sendin çünkü bana göre. “YOK”tun. Telefona baktım, bir daha kızdım. Yattım kızdım, kalktım kızdım.
Başa sardım, saate tekrar bakasım gelmedi, “artık saat kaç olursa olsun ben niye sende değilim?” oldu.
Sonra bana kızdım, sana gelmeyen de bendim çünkü “YOK”tum. Telefona bakmama gerek yok bir daha kızdım kendime. Uyku girmedi gözüme bir daha kızdım.

Değişik deyimler türettim, tek tek anlamlandırmaya calıştım, biri sendin, sen yeni miydin? neydin?
Yoksa değişen miydim?

Tekerlemeler yaptım sonra :)
Bir varmıştım bir yokmuştum. Bir gülmüştüm bir ölmüştüm.

Amaan..

Yine de yoktun.
Dokundum, yoktun.
Baktım, yoktun.
Kokladım, yoktun.
Sahi ya sen niye yoktun?

DEPREM BÖLGESİNDEKİ

300.000 ÇOCUĞUN YAŞAMI RİSK ALTINDA

VAN-ERCİŞ BÖLGESİ’NDEKİ ÇOCUKLARIN YAŞAMINI KORUMAK İÇİN

HERKESİ İVEDİLİKLE HAREKETE GEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ.

Van Erciş bölgesinde 23 Ekim’de meydana gelen 7.2 şiddetindeki depremin yıkımının ardından kış koşulları da bölgede yaşamı zorlaştırmaya devam ediyor. 2309 binanın yıkıldığı, 11847 binanın ağır hasarlı, 17923 binanın orta hasarlı olduğu bölgede süregiden 5 ve üzeri büyüklükteki artçı depremler sebebiyle bölge halkı yaşamını dışarda,  edinebiliyorlarsa çadırlarda yoksa derme çatma barakalarda geçirmeye çalışıyor.  Bir milyonu geçen bölge nüfusuna rağmen devlet tarafından kurulan çadırkent, mevlana kent, konteryner kentlerde barınan nüfusun toplamı yirmi bini geçmiyor.

Kar yağışının başlaması ile barınmaya ilişkin sorunlar had safaya ulaştı. İmkanı bulunanların yanında ve devlet olanakları ile bölgeden hızlı bir göç yaşanıyor. Ancak halen bölgede 600.000’den fazla insanın depremin ve kışın etkilerine maruz kalarak yaşamaya çalıştığı tahmin ediliyor.

Her zaman olduğu gibi bu afette de çocuklar öncelikle ve daha fazla zarar görüyor. Depremin etkilediği bölgede göçün ardından geride kalan 300.000 çocuk bulunduğu tahmin ediliyor. Yoğun kar yağışının başladığı 11 Kasım tarihi ardından -15 dereceleri bulan soğuk hava ile birlikte ilk üç günde 300 çocuğun zature teşhisi ile hastanalerde tedavi altına aldındığı bildiriliyor. Basına yansıyan bu rakamın çok daha ötesinde sayıda çocuğun soğuk kaynaklı hastalıklarla yüzyüze olduğu tahmin ediliyor. Şimdiye kadar resmi rakamlarla Erciş’in Çelebibağ Beldesinde 1 çocuk donarak, önceki gün ise Vanın Karpuzalan köyünde çadırda çıkan yangında 6 ve 12 yaşlarında iki çocuk yaşamını yitirdi, iki çocuk ağır yaralandı. Tedbir alınmadığı taktirde, çocuk ölümlerinin devam etmesinden endişe ediyoruz.

Türkiye 2011 yılında, 20 Kasım Çocuk hakları Günü’nü bu kara tablo ile karşılıyor. Bölgedeki 300.000 çocuğun yaşamı ciddi risk altında. Koordinasyondan uzak, dağınık, işlevsiz, mağduriyeti arttıran çalışmalar ve göstermelik önlemler ile deprem bölgesi dışındaki toplum kesimlerini ikna çabası bir yana bırakılıp durumun ciddiyetinin farkına varılmalıdır. Daha fazla gecikmeden çocukların yaşamını koruyacak etkin önlemler alınmalıdır.

Bu çerçevede:

- Her türlü iç ve dış olanaklar bir ön önce bu amaç doğrultusunda seferber edilmeli, bölge sivil toplumun, ulusal ve uluslararası yardım kurumlarının etkinliklerine açılmalıdır.

- Yardım dağıtımları düzenli olarak ve çadırkentlerde olmasalar dahi tüm ihtiyaç sahiplerini kapsayacak şekilde yapılmalıdır. İhtiyaç sahibinin yardıma değil yardımın ihtiyaç sahibine ulaştığı bir sisteme geçilmeldiir.

- Devlet bölge halkına tam olarak ulaşamamaktadır. Bölgede sosyal hizmet altyapısı yoktur. Çocukların durumunun tespiti ve yerinde destek verilebilmesi için sosyal hizmet altyapısı hızla kurulmalıdır. Bu hizmetin sağlanması için ulusal ve uluslararası sivil toplumdan gelen destek talepleri hızla değerlendirilmeli ve sonuçlandırılmalıdır.

- Sivil toplum örgütleri için işletilen “akreditasyon” sistemi bölgede çalışma konusunda izin almayı haftalara yayan bir bürokrasiye dönüşmüştür. Akreditasyon ile ilgili kalıcı muattap belirlenmeli ve süreç tüm sivil toplum kuruluşları için açık, adil ve hızlı bir şekilde işletilmelidir.

- Kızılay çadırları yerine biran önce kış koşullarına uygun konteynerler, pünomatik ve/veya prefabrik yapılar kurulmalıdır. Bu yapıların sayıları sembolik olmaktan çıkarılmalıdır.

- Çadırkentte yaşamak yardım almanın şartı olmaktan çıkarılmalıdır. Evlerinin bahçelerinde ya da civarında barınmak zorunda olan ailelere de koşulsuz, yerinde, geçici barınak, gıda ve sağlık desteği verilmelidir.

1995’ten bu yana BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin tarafı olan Türkiye sözleşmenin 6. Maddesinde belirtildiği üzere öncelikle çocukların yaşam hakkını korumakla yükümlüdür.

Bu yükümlülüğün ve bölgedeki durumun gereği tüm kamuoyunu, ulusal ve uluslararası tüm kurum ve kuruluşları İVEDİLİKLE, bölgedeki çocukların yaşamını korumak için harekete geçmeye çağırıyoruz.

Gündem: Çocuk!
Çocuk Haklarını Tanıtma, Yaygınlaştırma, Uygulama ve Uygulamaları İzleme Derneği
Tunalı Hilmi Caddesi No:54/8 Kavaklıdere/ ANKARA * Tel-Faks: 0312 437 76 41
www.gundemcocuk.org
* info@gundemcocuk.org

*Gündem: Çocuk!, her çocuğun hak sahibi, eşit, özgür ve onurlu birer birey olarak, barış içerisinde, iyi ve mutlu bir yaşam sürmesi için çocukların yararına bütüncül bir dönüşümü ısrarla savunan bir sivil toplum örgütüdür. Çalışmalarını çocuk hakları alanında yaşanan sorunların temelindeki paradigmanın değişmesi, savunuculuk, ağ çalışmaları ve katılım programları altında, öncelikli çalışma arkadaşları olan çocuklarla birlikte sürdürür.

Basının saygıdeğer emekçilerine duyurulur.

Gündem: Çocuk!, her çocuğun hak sahibi, eşit, özgür ve onurlu birer birey olarak, barış içerisinde, iyi ve mutlu bir yaşam sürmesi için çocukların yararına bütüncül bir dönüşümü ısrarla savunan bir sivil toplum örgütüdür. Çalışmalarını çocuk hakları alanında yaşanan sorunların temelindeki paradigmanın değişmesi, savunuculuk, ağ çalışmaları ve katılım programları altında, öncelikli çalışma arkadaşları olan çocuklarla birlikte sürdürür.

© 2012 Tufan Suffusion theme by Sayontan Sinha