“Neyli istersin?” seni ya sadece seni, neyli olursan ol. Hastayım yatak döşek, salya sümük, ter ateş. Herşey bana seni hatırlatıyor.

“Bir çorba yapanım yok” diye yatakta ateşler içinde kıvranırken utanıverdim Knorr var ya işte lan! başkasına ne gerek var. Çıkar gitsin, pi kaka. At çöp onlar. Ama iyiler lan, koy odanın bir kenarına süsün olsun, onlar varken daha güzel telefon rehberi!

“Sarılar bizim”
Hastane yolu da zor değil, iyi ki varsınız taksiler. Sizi seviyorum. Gerçekten seviyorum. “çözüm” oluyorsunuz. Taksicileri değil.

“Memleket nere gardaş?”
- Adıyaman dayı
- ooo ne güzel Menzil’i bilir misin?
- Bilmez miyim köyümüz çok yakındır oraya (bi adını duymuşsunuz a küyu. menzil de menzil.)
Sıkıldım muhabbetlerden arada farklı versiyonları deniyorum ama bitti yani Adıyaman hepi topu ne ki?
- Adıyaman dayı
- ooo Neresinden?
- Kahta!
- Kahtalı Mıçı’yı bilir misin?
Bilirim ihtiyar bilirim, sen bile biliyorsan ben mi bilmicem be hey bunak! önüne bak çarpıcan a küyu!
- Çok severim, tüm kasetleri var bende
Yalanını sikiyim!

Sonra danışman modülü görünür. Veri giriş elemanının dummy muamelesi yapmayı sabırsızlıkla beklediği 100 kişi kuyruktadır, hepsinin biryerleri sızlar, ama o elemanın beyni(!!!) kızım Enter! Enter! lan bak ben agresifim!

“Sistem çalışmıyor”
Onu biliyoz başka birşey de!

Sınıflandırmalarınız batsın!
E grubu hasta olarak (aciliyeti en düşük) 5 saatten sonra “Neyin var?” sorusuna “Hiiç” diyesim geldi ağzını burnunu kırasım var herkesin, neyseki tahammül dilime de müdahale edebiliyor.
- Yaklaşık 5 saat önce, bulantı kusma, ateş, herşeyim vardı doktor hanım.
- Niye hemen gelmedin?
Bak kadın! tribine bi başlarım beni beklettikleri kadar ağlarsın! 5 saat önce giriş yaptım ben buraya. neyseki tahamül!

Hastaysam size ne? okumayın uyarısını en başta yapsam okurdunuz. En sona yazdım bu yüzden. Şimdi ben açık tutamadığım göz kapaklarımı kendi haline bırakıyorum. kib optm bye.

16 Mart Çarşamba günü Elite World Hotel‘de gerçekleşen  Webrazzi Gündem: E-Ticaret konulu toplantıya Nokta olarak katıldık.
Toplantı her ne kadar sıkıcı bitse de keyifli başlamıştı.
Konu  E-Ticaret’ten çok belirli E-ticaret şirketleri üzerine bir konuşmaya döndü ve en son sıkıcı olan kısımda ise bir yarış söz konusuydu.

Webrazzinin hazırlamış olduğu özet:

Webrazzi Gündem E-ticaret toplantımız hakkında değerli konuklarımızdan aktardığımız bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

- Açılış konuşmasını Arda Kutsal yapıyor. Günün programı ve e-ticaret konusunda genel bilgiler aktardı ve ilk konuşma için sahneye Tinypay.me kurucusu Melvin Tercan’ı davet etti.

Melvin Tercan: İşe başlarken bir iş planımız yoktu, pazar araştırmamız da yoktu sadece güzel bir fikrimiz vardı. Ama şimdi 120′den fazla ülkeye ulaştık. Tinypay.me üzerinden dijital ürünlerin yanı sıra fiziksel ürünler de satabiliyorsuuz. Kendi internet mağazanıza sahip olarak, müşterilere kredi kartı veya PayPal ile ödeme imkanı sunabiliyorsunuz. Ürününüzün özelleştirilmiş sayfasını 60 saniye içerisinde oluşturabiliyorsunuz. Zaman içinde kendi internet mağazanıza yeni ürünler ekleyerek zenginleştirebilirsiniz. Mağazanızı ve ürün sayfanızı Facebook ve Twitter’da kolayca paylaşabilirsiniz.

7 ayrı dilde kullaım sunan Tinypay.me, 40 ayrı para biriminde alım satım imkanı sunuyor. Hollanda ve ABD – New York’ta ofisleri bulunuyor. San Fransico’da yeni bir ofis açmayı planlıyorlar.

Melvin, Arda Kutsal’ın sorusu üzerine henüz yatırım almadıklarını bir yatırın arayışında olduklarını söyledi.

Sırada Bankalar Arası Kart Merkezi, Genel Müdür Yardımcısı Pelin Kabalak‘ın sunumu var.

Pelin Kabalak: Dünya’da internet kullanıcı sayısı 1,9 milyar, cep telefonu kullanıcısı 5 milyar kişi. Türkiye’de ise internet kullanıcısı 35 milyon civarında, cep telefonu kullanıcı sayısı 100 milyon civarı. Türkiye, Avrupa’da en fazla internet kullanıcısına sahip 5. ülke.

800 kullanıcı üzerinde yaptığımız araştırmaya göre günde en az 1 kez internete giriyor. 2008′de yapılan araştırmaya karşılaştırınca bu açıdan çok büyük bir fark yok. Kullanıcılar günde ortalama 3 saat internet’te vakit geçiriyorlar. %87′si kendi evinden giriyor. 2008′de ise bu rakam %65′di, internet o döneme göre evlere daha çok girmiş durumda.

Kullanıcıların %97′si arama motoru için interneti kullandığını söylüyor. Ardından e-posta ve sosyal platformlar geliyor. 2008 araştırması ile karşılaştırınca sohbet oldukça azalmış, onun yerine sosyal mecraların kullanımı oldukça artmış.

Bankacılık işlemleri için interneti kullananların sayısı 2008′de %17′yken, son araştırmamızda %33′e çıkmış durumda. E-ticaret kullanımı ise neredeyse 2 katı oranda artmış durumda.

İnternet’te en çok yapılan finansal işlem ise %39 ile bilet alma. Ardından %28 ile alışveriş geliyor.

İnternet üzerinden tercih edilen ödeme yöntemlerinin başında %86 oranında kredi kartı ve sanal kartlar geliyor. 2008 araştırmasına göre ilginç olan sanal kartların kullanımının azalmış olması.

Ödeme ile ilgili önemli bir nokta 01.01.2011 itibariyle 3D Secure kullanımı yasa ile zorunlu hale geldi. Yani satış yapan internet sitesi tüketiciye bu seçeneği sunmak ve tüketici tercih ettiği andan itibaren işlemi 3D Secure ile gerçekleştirmek zorunda. Tüketicilerin %77′si hali hazırda 3D Secure tercih ediyorlar.

İnternet üzerinden alışveriş yapan tüketicilerin memnuniyet oranı %96.

BKM şu anda e-ticaret işlem hacmini arttıracak, daha hızlı alışveriş sağlayacak, güvenli, pratik ve kullanışlı, dünya da örnekleri olan bir sistem üzerinde çalışılıyor. Bu yeni sistemin 2011′in ikinci yarısında kullanılmaya başlanması ön görülüyor.

Türkiye’de e-ticaretin durumu ile ilgili soru üzerine: Türkiye’de e-ticaret geç keşfedildi ama dünya paralelinde bir hızla gelişiyor.

Hepsiburada Genel Müdürü Aytuğ İğneli ve Gittigidiyor Genel Müdürü Cenk Angın sahnede.

Aytuğ İğneli; Yurt dışından bizim e-ticaret pazarımız küçük görülüyor ama bu alandaki potansiyelimiz giderek artıyor. 06-07 arasında olduğu gibi bu yılla birlikte de önemli bir ivmelenme bekliyoruz.

Cenk Angın: Ocak 2011′de geçen yıla göre sanal pos hacmi %60 arttı. Şubat ayı da aynı şekilde devam ediyor ve Mart ayı daha iyi görünüyor.

Arda Kutsal: Aralık ayı nedeniyle Ocak ayı çok fazla alışveriş yapılmadığını öngördü.

A.İğneli: Siteden kalma sürelerimiz 5 dakikadan 10 dakikaya çıktı. Ocak ayında da Aralık ayına benzer bir potansiyel yakaladık. Ziyaretçilerini müşteriye çevirme oranımız %2′nin üzerinde, dünyada bu oran %1 civarında. Satın alma süreci vb. bu oranı etkileyen önemli bir konu.

C. Angın: Bizim oranımız farklı değerlendirmelere bağlı olabileceği için yanıltıcı bir bilgi vermek istemiyorum.  Aralık ayında 10 milyonun üzerinde ziyaretçi aldık. Türkiye’de 32-33 milyon kullanıcısı var ComScore’a göre, aktif kullanıcı sayısı 23 milyon dolaylarında. Biz de 5 milyon gibi bir internet kullanıcısı ile ilgileniyoruz.

A.İğneli: Sektör standartlarının netleştirilmesi ve daha iyi anlatılması lazım. Özellikle perakende sektörü heyecanla bu ticarete girmek istiyor. Tabi bu kolay bir iş değil. 13 yıllık tecrübemizle biz bile bugün yeni şeyler öğreniyoruz. 6 aylık süreçlerde çok değişimler yaşanabiliyor.

Son 2 yılda İK, IT yatırımları yaptık ve bu işin pek kolay olmadığını biliyoruz. Bu konuda doğru eğitimlerde verilmeli. Çok heyecanlı, çok dinamik ama çok kolay bir iş değil.

A. Kutsal: Müşterilerin eğilimi son dönemlerde değişti mi? Gittigidiyor için 2009-2011 arasında var mı bir değişim?

C. Angın: Biz herhangi bir ürün grubunun üzerine düşersek oldukça büyütebiliyoruz. Dijital kameralar buna bir örnek olabilir. Ancak bazı algılar değişim oluşturabiliyor. Bu dönem fırsat algısı popüler. Kullanıcılara fırsat algısını tükeniyor/kaçıyor mantığıyla verdiğinizde etkisi artıyor.

Tüketici üzerindeki uyaranların sayısı artıyor. İnternet kullanıcısı pasif olsa da uyaranlar ile daha büyük bir potansiyel barındırıyor. Biz de bu konuda bazı girişimlerimizi oldukça ilerlettik.

A. İğneli: Biz de bir çok uluslararası markanın Türkiye iş ortağı olarak değerlenmeye başladık. Erkek egemen e-ticaret değişiyor. Kadınlar, anne-bebek alışverişinde öne çıkıyor.  Son 1 yılda 1.5 milyon yeni kadın müşteri girdi. Tekstil ve ev dekorasyonu alanında da artış görüyoruz.

A. Kutsal: 2011 Ocak’ta 10 milyonun üzerinde işlem var. Geçen yıla göre 3 milyonun üzerinde bir artış var. Bir kişi kaç işlem yapıyor olabilir yılda?

C. Angın: Burada bir kişinin farklı kredi kartları olduğu için bu tam olarak söylemek zor.

A. Kutsal şirketlerin cirolarını sordu.

A. İğneli: Yeni bir sektör ve manipüle edilebilir rakamlar olabilir. Pazar 1-1.5 milyar dolayında. 2013′te 1 milyar TL gibi bir hedefimiz var.

C. Angın: Hazıran 2012 de yeni Türk Ticaret kanununa geçiyoruz ve o günden sonra herkes sitesinde bu bilgileri yayınlayacak. Ayda 300 bin civarı satış yapıyoruz.

A. Kutsal soruları ile 2 şirketin 800-900 bin TL civarında ciro yaptığını öğrendi.

Kapıda ödemenin durumunu öğrenmek isteyen bir soru geldi.

A. İğneli: Bu konuda Anadolu’dna çok talep var. % 5 kapıda ödeme, % 5 havale talebi var. Bizim özelimizde olabilir ama biz de çok ciddi bir oran kredi kartı kullanıyor.

C. Angın: Bizim GIT sistemimiz kapıda ödemeye pek uymuyor. Düşündük ancak kendi sistemimiz daha uygun bir alışveriş sağlıyor.

A. İğneli: Bu durum önce yanıltıcı olabilir diye ilk satışlarda aramalar yaptık. Ama daha sonra bunu aştık ve 1000′deli oranlarda kapıda iadenin sorun yaratabileceğini gördük.

Kredi kartı limitlerinin kullanımı üzerine bir soru geldi.

A. İğneli: Limit sıkıntısı olanlar bizim sistemimizde Can Limiti uygulamasıyla ortak limit sorununu aşabiliyor.

Soru: Farklı kanallarda ödeme şekilleri sunmanıza rağmen açık arttırma da ödeme yapmayanlara nasıl bir çözüm buluyordunuz?

C. Angın: Bu çok yüksek bir oran değildi ama ileri aşamalarda farklı yaptırımlar uyguluyorduk. Bildiğiniz gibi açık arttıma sistemimizi artık kullanmıyoruz.

Şu anda sadece belli komisyonlarda 3D Secure’den geçiriyoruz. Çünkü pek kullanıcı dostu bir sistem değil.

A. İğneli: 3D Secure bizim için de çok yüksek bir düzeyde değil.

Açık arttırmanın GittiGidiyor’dan neden kaldırıldığı soruldu.

C.Angın: Son dönemde işlem hacmi içindeki payı giderek azalmıştı. Kullanıcılardan da bu kararı destekleyen bir dönüş aldık.

HepsiBurada’nın fırsat ürünlerinin satış oranı soruldu.

A.İğneli: Bizim temamız ile fırsat sitelerinin durumu aynı değil. Bir satış oranı vermek zor ama şu anda fırsat ürünlerinden aldığımız ciro 4-5 kattı.

TMob’dan mobil uygulamalar üzerinden ne kadar bir ciro beklendiği soruldu.

C. Angın: iPhone uygulamamız henüz yeni ama çok üzerine gitmedik. Yine de ciddi bir ilgi gördü. Sorunuzun cevabının %10 gibi olacağını düşünüyorum.

Soru: Facebook üzerinden nasıl bir sosyal alışveriş dönüşümü bekliyorsunuz, neler yapıyorsunuz?

C. Angın: Facebook’u bir mecra olarak kullanıyoruz ama alışverişe dönük bir girişimimiz şu anda yok.

Soru: Affliate işlemleri konusunda neler yapıyorsunuz?

C. Angın: İş ortaklığı programının üzerinde hala ciddiyetle duruyoruz ve GittiGidiyor için önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz.

Kahve arasından sonra Webrazzi Gündem devam ediyor.

Mynet Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kurttepeli Arda Kutsal ile konuşuyor.

E. Kurttepeli: Ben dikey e-ticaret konuları yaklaşıncaya kadar biraz uzak duruyordum. Çünkü genel e-ticaret portallarında kar marjı çok yüksek değil, gerçek hayatta olduğu gibi. Ama dikey tarafta kar marjı daha iyi. O nedenle Balerin’e yatırım yaptık ve dikey e-ticaret sitelerinin dönemi olduğuna inanıyorum.

A. Kutsal: Dikey e-ticaret pazarının payını söyleyebilir misin?

E. Kurttepeli: 3-4 sene sonra ağırlığın dikeylerde olacağına inanıyorum. Çünkü ürün çeşiti dikeyde daha fazla. Belli bir uzmanlık üzerine siteyi optimize etmek de dikeyde satışlarının artmasını sağlıyor.

A. Kutsal: Kadınların e-ticaretteki durumunu nasıl görüyorsun?

E. Kurttepeli:  E-ticarette bazı eksik alanlar var, mesela mücevher gibi. Kadınlar için daha yüksek karlı işler düşünülebilir. Yeni bir kategori icat edemeyiz ama o kategorilere ilgi ve uyumu üst seviyeye çıkarabiliriz. E-ticaret aslında ticaret bilgisine dayanır.

A. Kutsal yatırımların miktarını sordu.

E. Kurttepeli: 1 milyon doların altında yatırımlar yapmıyorum. Bu iş biraz cesaret işi ve Tiger bu alanda örnek bir yatırımcıydı. Girişimlere başlangıçta yatırım yapmak kolay değil, riskli. O nedenle referanslar oldukça önem taşıyor.

100 bin lira ile e-ticarete başlamak zor. İyi-kötü yatırımlarımız oldu. Yatırımlarımızın yükselen bir çizgiyi yakalayan girişimlere olması önemli. E-ticaretin tek ortakla yürütülmesi çok zor, 2-3 işine odaklı ortak olması daha iyi olur.

CTO yani işten anlayan teknik adam bulmak zor. Özellikle e-ticarette yavaş hareket etmek için zaman yok. 50-100 bin tl cirosu olan bir şirketin bugün yatırım olması oldukça zor.

A. Kutsal: Yabancı yatırımcılarla görüştüğümde 15 milyon doların üzerinde kaç çıkış oldu gibi sert sorular soruyor. Başlangıçtaki girişimler, az ciroya sahip işler sektörü genişletiyor ama bunun yanında büyük işler yapmaya çalışmalıyız. Mynet belki bunlardan biri olabilir. Sana göre en çarpıcı performans hangi alanda?

E. Kurttepeli: Fırsat etkisi gerçekten korkunç oldu. İhtiyacı olmayan şeyi alabiliyorsunuz. İndirimi kaçırmamak için ciddi satın almalar yapılıyor. Bu yalnız Türkiye’de değil, yurt dışında da böyle.

Türkiye’de M&A için yabancıların girdiği işler daha fazla potansiyele sahip. Diğer konularda gerçek ticaret alanında satın almalar mümkün olabilir. Trendyol için potansiyel alıcı Beymen olabilir. Ben Trenyol’a üye olduğumda site dahi yoktu.

Soru: Bir e-ticaret sitesine yatırım yapmak için baktığınız kriterler nelerdir?

E. Kurttepeli: İşin başındaki kişi ticaretten iyi anlamalı. Ciro da önemli. Günün sonunda yatırımcının bakacağı potansiyeldir. Sunacağınız potansiyel yatırımcının neyle ilgilendiğini netleştirir. Dikeyler önümüzdeki dönemde daha fazla öne çıkacak. Yurt dışında çorap, köpek maması önemli bir potansiyeldir mesela. Türkiye’de ise bu alanlara giriş yapmak pek kolay değil.

Satış metodu da önem taşıyor. Örneğin Zappos bir kaç ayakkabı göndererek (uygun olmayanlar iade edilmek üzere) kullanıcının online olarak ayakkabı almasını teşvik ediyor.

Özel alışverişte gönderilen günlük epostalar önemli. Gerçek dünyadan online dünyaya etki yaratmak çok büyük değil, PR anlamında atılacak adımlar faydalı olabiliyor. Genelde girişimlerin başında yatırım işe yapılır, pazarlamaya değil. Bir kişiyi siteye getirdiğinizde ise satışa dönme oranını yüzdelerle ifade edebiliriz.

Yurtdışında özel seyahat siteleri var ama frekansın düşük olması karlılığı azaltıyor. Buna dikkat etmek lazım.

Yeni oturum başladı: Moderatör: Arda Kutsal – Webrazzi, Kurucu

Konuklar;

Anıl Süren – Şehirfırsatı, Direktör
Murat Demirhan – Markapon, Genel Müdür
Onur Yıldırım – Grupanya, Kurucu Ortak

A. Kutsal servislerin genel durumlarını sorarak açılış yaptı, pazarın halen aynı yükselişte olup olmadığını sordu.

O. Yıldırım: Bu günlük bir iş ve rekabet yoğun. İstanbul’da ilk yükselişler yok ancak diğer şehirlerde hareketlenme var. Yeni bir şeyler üretmek bu konuda başarının sırrıdır.

M. Demirhan: Tarihteki en büyük rekabete bakarsak, P&G ile Unilever rekabetini görebiliriz. Ben P&G’de yıllarca çalıştım ve fırsat piyasasındaki rekabet P&G ile Unilever rekabetinin çok önünde. Çünkü kullanıcılar değişken bir satın alma gücüne sahip. Her gün yeni şeyler öğreniyoruz. Kedi yaşı (1 yıl = 7 yıl) gibi bir tecrübe ediniyorsunuz.

Bu işte ekip çok önemli ve bu sektörün geleceğini de belirliyor. Bunu hepimiz görmeli ve modelin faydalarını tüketiciye yaşatmalıyız.

A. Süren: Şu anda bize 2.5 milyon epostasını bırakan kişi var. İnanılmaz etkimizde ayda yarım milyon euro‘yu bulan online pazarlama bütçesi ayırmamızın nedeni büyük. Bu sene ciromuzu 30 milyon euro ile kapatmayı hedefliyoruz.

Groupon’un yaptığı iş artık tamamen küçük işletmelerin reklamını yapmak. Buna yerel performans pazarlaması diyoruz. Büyük firmalar da bunu artık görüyor ve ilgi duyuyor.  Türkiye’de 56 Groupon klonu olduğunu görüyoruz.

M. Demirhan: Biz konuyu daha özelleştirmenin önemli olduğuna inanıyoruz. Yani ortaya karışık eposta gönderimleri yapmak da o anlamda çok başarılı olmuyor.

O. Yıldırım: Biz kendimizi bir pazarlama mecrası olarak konumluyoruz. Kullanıcılardan toplayacağımız bilgi gayet önemli ve ölçümleme bizim iş modelimizin büyük bir parçası. İlerleyen zamanda bu alan pazarlama bütçelerinden ciddi pay almaya başlayacak.

M. Demirhan: Ben GncTeklif’in de başındayım ve burası bir sadakat kulübü. Turkcell de bunun değerini biliyor ve Gncteklif için yeni şeyler açıklayacağız.

A. Kutsal: 5-6 milyon e-ticaret yapan kullanıcıyı mı hedefliyorsunuz. 2011 hedefiniz nedir.

M. Demirhan: Gün sonunda çıkardığımız fırsatın potansiyelini düşünerek adım atarsak bu iş kulaktan kulağa 30 milyon internet kullanıcısına kadar ulaşabilir.

O. Yıldırım: 1.3 milyon civarında eposta veritabanımız var. Bu fiziksel hayatla da ilişkili ve o nedenle de 6 milyondan daha büyük bir kitleye ulaşıyor.

A. Süren: 6 milyon sabit kalmayacak. Biz de yurtdışı ile çapraz fırsatlar çıkıyoruz ve network etkisiyle potansiyel kullanıcılarımızı sürekli arttırıyoruz. Kobileri hedefliyoruz ve satın alma hızlarını duruma göre değiştirebiliyoruz. Bu bir reklam oyunu, uzun vadede sadık müşteri kazandırma oyunu.

Biz bazı fırsatları Türkiye’deki eposta kontrol süresi nedeniyle 48 saat aktif tutuyoruz. Aslında bunun olmasını istemiyorum ama kullanıcıları memnun etmemiz lazım.

M. Demirhan: Bazı işlerde yerel etki çok önemlidir. Çünkü tüketici davranışları ülkeden ülkeye değişiyor. Bence bu detayı ortaya çıkarmak son derece önemli.

O. Yıldırım: Çift taraflı memnuniyeti sağlamamak bu sistemi öldürebilir. Biz buna çok önem veriyoruz ve bu konuda tedirginiz. Seçtiğimiz yerlere önem veriyoruz. İşin sırrı, iyi hizmet veren ve pek bilinmeyen yerleri bulmak.

A. Kutsal: Yeni satışların talebi değişiyor mu? Müşteriler yemek fırsatlarından farklı alanlara mı yönelmiş durumdalar?

M. Demirhan: Biz de her gün 1 milyonun üzerinde bir kitleye ulaşıyoruz. Özel günler ve günlük dinamikler işi değiştiriyor. Biz şu anda turizm fırsatlarımızın ilgi çektiğini görüyoruz.

A. Süren: Evet, yemek fırsatları biraz azalıyor. Rakiplerimiz çoğaldı ama bazıları kötü iş yapıyor. Yöneticiler tanıtımın değerini bilse de satış ekipleri çok iyi eğitilmiyor. Groupon olarak biz hata yapmamaya çalışıyoruz ve yaptığımızda özür dilemesini biliyoruz.

Soru: Kaç işletmeyle çalıştınız, fırsatlarınız nasıl çıkıyor?

O. Yıldırım: 2000′in üzerinde işletme ile çalıştık ve artmaya devam ediyor.

M. Demirhan: Markapon’da günde 4 farklı fırsat çıkıyoruz, Gncteklif’te 1 tane çıkıyoruz.

A. Süren: Günde 8 gibi fırsat çıkıyoruz. Şehir Fırsatı’nın etkisi gerçekten çok büyük. O nedenle komisyonumuz %50-%50.

Soru: Uzun vadede işletmelerin değerini düşüyor olabilir misiniz?

A. Süren: Biz işletmelerin değerini korumak için aynı fırsatı başka şekillerde çıkmasını engelliyoruz ki o düşüş etkisi olmasın.

O. Yıldırım: Gönderdiğimiz müşteriler deneyimini daha sonra da kullandığı için öyle bir değer düşüşü olmuyor.

Mobil etkinin değeri soruldu. 3 konuk da mobil mecranın önemli olduğunu dile getirdi. Onur Yıldırım mobilden %20 oranında trafik aldıklarını söyledi.

Anıl Süren ellerindeki eposta gücünden bahsederken diğer konuklar, bunu daha özel bir şekilde kullanıcıları yönettiklerini söyledi.

Webrazzi Gündem böylece sona erdi. Gelecek toplantımız Dijital Reklam ve Pazarlama konulu olacak. Detaylı bilgiye Webrazzi.com/Gundem adresinden ulaşabilirsiniz.

DMOZ Bilindiği üzere Netscape Search, AOL Search, Google, Lycos, HotBot, DirectHit ve daha yüzlerce arama motorunun dizinlerini güçlendiren, dünyanın en büyük web dizinidir.  SEO konusunda ilk sıralarda yer alan Dmoz’a kaydınızı yaptırın. maddesi hiç dikkatimi çekmezdi, fakat ben de denemek istedim ve bu sabahki arama sonuçlarında gördüğüm değişiklik DMOZ kaydının önemini bana gösterdi.
Bir süre önce “php expert” aramalarında üst sıralarda kendimi görmem bunun sebebini araştırmama ve sonrasında da site başlığımı “PHP Expert” olarak değiştirmeme sepeb olmuştu. Başlığı bugün “Yıldırım,Tufan Barış” olarak görüyorum ve açıklamada “Yazarın php ve programlama hakkında tecrübelerini paylaştığı kişisel günlüğü” yazıyor buna inanamadım. bu kaynağı aradım ve gördüğüm şu. DMOZ moderatörleri tarafından site başlığım “Yıldırım,Tufan Barış” açıklamam da arama sonucunda cıktığı gibi yazıldığını gördüm.

işte görüntü :

DMOZ Kaydı nasıl yapılır.

http://www.dmoz.org adresine giriyoruz. İlk önce sitemize en uygun kategoriyi seçiyoruz. Kategori moderatörler tarafından değiştirilebiliyor bazen ama onay sürecinizi hızlandıracak şeylerden biri en iyi kategoriyi seçmektir. Kategori sayfasına geldikten sonra sağ üst köşede Suggest URL menüsüne tıklayıp bilgileri dolduruyoruz.

Site Başlığı

Sitenizin başlığını girerken kesinlikle ayı kelimeyi tekrar etmeyin, ve reklam metni gibi girmeyin,Sitenizi açık ve net tanımlayan başlığı girin.  Aslında bu başlık tekniklerini kendi sitenizde de kullanmalısınız bu olayın CTR’a etkisini de anlatan bir yazı yazacağım.

Site Açıklaması

Site açıklamasında da aynı maddeler geçerli ve aynı özen gösterilmeli, sitenin ana fikrini anlatan 1 cümle yeterlidir. Örn: “Yazarın php ve programlama ile ilgili tecrübelerini paylaştığı web günlüğü.”

Onay Süreci

Aynı gün birden fazla site ekledim, yaklaşık 40 gün sonra sadece blogum onaylandı. Aklıma ilk gelen şu oldu: Diğer siteleri ya tam anlatamamışım. Ya da site anlatıldığından farklı bir görüntüde olduğu için dikkate alınadı, ve son ihtimal kategoriyi doğru seçemedim. Bazen aradığınız kategoriyi bulamıyor olabilirsiniz. Kategoriler neye göre oluşturulmuş anlamıyorsunuz. Mesela bir “forum” sitesini neryee ekleyebilirsiniz ki ? Genel forumların hiç şansı yok gibi duruyor. bu yüzen sitenizin en özel ya da en alakalı olduğu bölümü forumda en üste alın başlığı ona göre değiştirin ve başbvurun..

DMOZ ile ilgili türk editörlerinin güncel haberleri ve gelişmeleri paylaştığı forumu da ziyaret edebilirsiniz: http://www.dmozblog.gen.tr

Silverlight’ta performans tüyoları için bu güzel kaynağı indirmenizi istiyorum ilk önce:
http://www.microsoft.com/downloads/en/confirmation.aspx?familyId=3a8636bf-185f-449a-a0ce-83502b9ec0ec&displayLang=en

Bazı başlıkları :

  • Compositor thread and user interface thread
  • Frame rate counter & cache visualizations
  • Cache mode
  • Fill rate concepts
  • Loading images larger than 2000 x 2000
  • Navigating into pages in other assemblies

İçerdiği bazı ipuçları:

  • Compositor thread and user interface thread
  • Frame rate counter & cache visualizations
  • Cache mode
  • Fill rate concepts
  • Loading images larger than 2000 x 2000
  • Navigating into pages in other assemblies

ve örnekler :

  • Examples about fill rate
  • How to hide objects using Opacity = 0
  • Loading large images
  • Per-frame callback implications
  • How to split code across DLLs to improve app startup time

buu döküman ve örnekler silverlight ekibinden performans ekspertleri tarafından oluşturulmuş.

http://msdn.microsoft.com/en-us/library/ff967560%28v=VS.92%29.aspx bu adresten takip edebilirisiniz.

© 2012 Tufan Suffusion theme by Sayontan Sinha