Reşit olmamış duyguların istismarını anlatır bu hikaye.
Utandırır yani.
Yani küçücük bir yüreğin içine sığamayan davranışların taşırdığı kanı, vücuda dağılırken salgıladığı zehri anlatır.
O zehir bulur seni, içtiğin ilaca, suya dönüşür.
Sen içersin. ..
Lanetlenirsin..
“Bizim çardak vardı ya hani?, ateşe vermişler, lanetlemişler” Belediyemizi de vermişler ateşe. Haberlerden duydum, çardak kadar koymadı lan!
Utancın çardağıdır diye “Allah Allah” diye saldırıp yıkmışlar, onunla kalmamış yakmışlar.

… sonra biter hikaye ama …

Ben yetişemedim tabi, hasta yatıyordum o ara, hacettepe sedyelerinde duygusala bağlamış, 3 günlük ömrü kalmış bir adam olmak istiyordum. Hemen ölmek işime gelirdi de, 3 güne zor sığardı yazdıklarım, yazdıklarımı tam bitiremeden ölesim vardı o derece. Yanamadım o ateşte ya ona yanarım!

Deli gibi çıktım ordan. Bir başkası gibi. Gittim film izledim hiçbirşey yokken, herkesin güldüğü filmde ağladım. Korkarsa düzelir demiş bizim gulizar nine, korku filmine gittim kahkahalar attım. Daha korkuncu porno cıktı!

“Ben deliyim”
Yorgun ve yalnız.. diye devam etmicem tabi ki, yorgun ve kimsesiz! geri dönüşü olmamakla beraber pek sallayanı da olmayan bir yalnızlık bu. Konuşacak o kadar çok şeyim var ki, cezalarım, iltifatlarım, duygularım sığmayacak işte o yüreğe bundan korkuyorum!

“Deliler korku nedir bilmez mi?”
Sen öyle san. Deli.

Şizofren bir babanın deli bir oğlunu anlatayım mı sana? Doğruları dışındaki herşeye karşı çıktığı için deli derler ona! Onun dışındaki herşeyden de korkar. Çok dayak yemiştir mesela dayaktan korkmaz. Çok canı yanmıştır ateşten de korkmaz. Etrafında çocuklarla büyüdü, onların alaylarıyla, bu yüzden hiç yalnız kalmadı ve bu yüzden yalnızlıktan çok korkar.

Geçen bi garipti, aşık olmuş da söyleyemiyor gibiydi, köpek gibi her mikroptan alabilen o adam hasta oldu biliyor musun?

“Aşk nelere kadir”
buna küfredebilirsin, hiç birimiz o deliyi anlayacak kadar akıllı olamadık, ya da deli olamadık. Olamadık işte. Her ne bok olduysak da o delinin yalnızlığını anlatabilecek birşeyler bulamadık. Aşık olamadık mı dersin?

Aşık doğduk aslında, ama yaşlandırma tekniğiyle 22 yıl sonra bulmak o deliye de yaramadı, bize de yaramicak hasta olucaz.

“Herkes hayatında yalnızca 1 kişiye aşık olur. O aşık olduğu hayatına kaç kişiden sonra girer bilinmez.”
Aşık olduğun o ruhu tamamlayan her parcaya ayrı ayrı aşık olursun.

uykum geldi kib öptm bye.

Çıkıcam birazdan, içmeye hazırladım kendimi, içimdeki antibiyotik ordusuna karşı yenilmez bir savaşçı tanıyorum, hiç uzakda değil, tunalıda biyerlerde hep ben gidince oluverir oralarda.

“antibiyotikler bana mail atmış”
bik bik bik.
sizi alkol temizlicek. O zaman hesaplaşmayı denicem. İçimdekilerle savaşamam ben, hep severim onları, korurum. Şimdi önce sizi dışarı atmak, sonra ağzınıza sıçıcam afedersiniz!

“çok kötüyüm”
evet tam da anladığınız gibi! iyi olmaya gidiyorum dönücem size de burada olursanız.

“aşırı doz”
benim için birşey ifade etmiyor, anlam çıkarmaya çalışırken karmaşa düğümünü çozmek için bir doz daha alıyorum. Şimdi bekleyenim var. öyle giderken haber vermek istedim, dönmemek var, dönersem göriim ama!

ayakta yazdım diye sallamadım sanma, selam ayakta verilir anadoluda, oturunca görüceksin!

Başlamadan önce araştırmalar ve senaryolar yazacağıma,
Öncesinde o iş için yapılmış kütüphaneleri araştıracağıma,
Amerikanın yeniden keşfine ihtiyac duymayacağıma,
Zaman’ın ve Sonucun kod yazmaktan daha mühim olduğu gerçeğini unutmayacağıma,
Dil, compiler, zaman, mekan ve ortam ayrımı yapmayacağıma,
Pure php kadar anlaşılır ve C kadar güçlü olmak için çalışacağıma,
Büyük yazılımcı tayfası önünde şerefim ve namusum üzerine and içerim!

“Neyli istersin?” seni ya sadece seni, neyli olursan ol. Hastayım yatak döşek, salya sümük, ter ateş. Herşey bana seni hatırlatıyor.

“Bir çorba yapanım yok” diye yatakta ateşler içinde kıvranırken utanıverdim Knorr var ya işte lan! başkasına ne gerek var. Çıkar gitsin, pi kaka. At çöp onlar. Ama iyiler lan, koy odanın bir kenarına süsün olsun, onlar varken daha güzel telefon rehberi!

“Sarılar bizim”
Hastane yolu da zor değil, iyi ki varsınız taksiler. Sizi seviyorum. Gerçekten seviyorum. “çözüm” oluyorsunuz. Taksicileri değil.

“Memleket nere gardaş?”
- Adıyaman dayı
- ooo ne güzel Menzil’i bilir misin?
- Bilmez miyim köyümüz çok yakındır oraya (bi adını duymuşsunuz a küyu. menzil de menzil.)
Sıkıldım muhabbetlerden arada farklı versiyonları deniyorum ama bitti yani Adıyaman hepi topu ne ki?
- Adıyaman dayı
- ooo Neresinden?
- Kahta!
- Kahtalı Mıçı’yı bilir misin?
Bilirim ihtiyar bilirim, sen bile biliyorsan ben mi bilmicem be hey bunak! önüne bak çarpıcan a küyu!
- Çok severim, tüm kasetleri var bende
Yalanını sikiyim!

Sonra danışman modülü görünür. Veri giriş elemanının dummy muamelesi yapmayı sabırsızlıkla beklediği 100 kişi kuyruktadır, hepsinin biryerleri sızlar, ama o elemanın beyni(!!!) kızım Enter! Enter! lan bak ben agresifim!

“Sistem çalışmıyor”
Onu biliyoz başka birşey de!

Sınıflandırmalarınız batsın!
E grubu hasta olarak (aciliyeti en düşük) 5 saatten sonra “Neyin var?” sorusuna “Hiiç” diyesim geldi ağzını burnunu kırasım var herkesin, neyseki tahammül dilime de müdahale edebiliyor.
- Yaklaşık 5 saat önce, bulantı kusma, ateş, herşeyim vardı doktor hanım.
- Niye hemen gelmedin?
Bak kadın! tribine bi başlarım beni beklettikleri kadar ağlarsın! 5 saat önce giriş yaptım ben buraya. neyseki tahamül!

Hastaysam size ne? okumayın uyarısını en başta yapsam okurdunuz. En sona yazdım bu yüzden. Şimdi ben açık tutamadığım göz kapaklarımı kendi haline bırakıyorum. kib optm bye.

© 2012 Tufan Suffusion theme by Sayontan Sinha