Saate baktım önce, çok geç. Uyandırmaya kıyamamak da ayrı bi aptallık.
“Saat bilmem kaç ama sen yoksun.” çok utandırdı. “Saat kaç olursa olsun, sen niye yoksun?” diye değiştiriverdim birden.
Sonra sana kızdım, olmayan sendin çünkü bana göre. “YOK”tun. Telefona baktım, bir daha kızdım. Yattım kızdım, kalktım kızdım.
Başa sardım, saate tekrar bakasım gelmedi, “artık saat kaç olursa olsun ben niye sende değilim?” oldu.
Sonra bana kızdım, sana gelmeyen de bendim çünkü “YOK”tum. Telefona bakmama gerek yok bir daha kızdım kendime. Uyku girmedi gözüme bir daha kızdım.
Değişik deyimler türettim, tek tek anlamlandırmaya calıştım, biri sendin, sen yeni miydin? neydin?
Yoksa değişen miydim?
Tekerlemeler yaptım sonra ![]()
Bir varmıştım bir yokmuştum. Bir gülmüştüm bir ölmüştüm.
Amaan..
Yine de yoktun.
Dokundum, yoktun.
Baktım, yoktun.
Kokladım, yoktun.
Sahi ya sen niye yoktun?







